Yuh be Avea!

Yazar: İbrahim Dağlı 8 Kasım, 2008 (7) Yorum

Aşağı yukarı 1.5 ay önce Avea’nın kamu hattını satan bir eleman büroya geldi (İzmir’de olduğum zaman). Avea hattımız olduğunu, faturalı hat istemediğimizi söyledik ve bu tarifeyi (TümKamu) MobilÖğrenci hattı ile karşılaştırdı. Satış elemanının anlattıklarına göre gerçekten çok avantajlıydı.

  • Ayda sadece 12.5 lira ücret ödeyerek tüm avealılarla limitsiz konuşabilecektik
  • Her ay operatör içi 600 ücretsiz smsimiz olacaktı
  • Sabit hatlar ve diğer operatörlerle dakikası 25 kuruşa konuşacaktık.

Özellikle “tüm avealılar mı yoksa tüm aveanın kamu tarifelerindeki insanlar mı?” diye sorduğumda “tüm avealılar” cevabını aldım. Bunun üzerine 4 adet hat aldık babamın üzerine. Hesapta 12.5 x 4 = 50 YTL aylık cebimizden çıkacak tutardı.

Bizzat ben aşağı yukarı 15 saat konuştum telefonla ve maksimum 10dakikası farklı operatörlerleydi. Gelecek faturanın aşağı yukarı 15-20 YTL olmasını beklerken bana gelen fatura tutarı 126,7 YTL oldu. 129 YTL de kardeşime gelmiş. Annem fazla kullanmadığından 60 YTL civarı bir faturayla karşı karşıya, babam hiç kullanmadı yani sadece 12.5 lira aylık sabit ücreti var.

Türkiye’deki 3 GSM operatöründen biri olan Avea’nın satış elemanlarını sokaktan toplar gibi işe alması içler acısı bir durum. Sözüm ona 1-2 seanslık “eğitim” verilip sokağa salınıyor heralde bu insanlar. Sadece “hat satmak” konusuna odaklanmış insanlar. Ha sonuç ne? Sonuç olarak o satış elemanı ekstra 4 satış yapıp komisyonunu aldı, Avea ay sonunda 300 küsur liralık ödeme alacak. Bu 3lü arasında nedense cebi yanan sadece biziz…

Bravo Avea.. Boşuna üniversite okuyorum, Avea’nın satış elemanı olup köşeyi dönebilir döndürebilirmişiz…

Kategori : ... Çıldırmış Olmalı! Etiket : , , , , ,

Eskilerden bir yenilik…

Yazar: İbrahim Dağlı 30 Ekim, 2008 (3) Yorum

Uzun zamandır yazmıyorum farkındayım. Yeni bi hayat kurmanın zorluklarını anlatıp da ÖSS’ye hazırlanan arkadaşları bezdirmek istemedim.

Bir kaç gündür yazacak bişeyim yoktu. Daha doğrusu bir sürü sıkıntı, mutsuzluk vs. yaşandı ama yazılacak gibi değildi. Şuan cebimdeki son param olan 10lirayı da harcamış bulunuyorum. 1,5litrelik bi kırmızı şarap (mantarlı yanlış olmasın :)) ve 1 paket sigara… Açtım en damar şarkılarımı, şarabımı yudumluyorum. İçimde garip bir huzur var…. bi yandan da yarın ne halt edeceğim korkusu var ama onu pek umursamıyorum. %47sinin AKP’ye oy verdiği bi ülkede, o çoğunluğa uyup, hiç bi önlem almadan “Allah büyük… Allah kerim” diyorum, her işimi Allah’a bırakıyorum.

Neyse, hazettiğim konular değil bunlar. Eskilerden bi yenilik yakaladım, onu yaşıyorum bu aralar. Eskiler bilir… Onlar ayrıdır, bi başkadır…

“bişey anladıysanız arap olayım”

Kategori : Kişisel Etiket :

Yılmaz Erdoğan - Ankara

Yazar: İbrahim Dağlı 10 Ekim, 2008 (3) Yorum

Ankara‘ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar…
kimse keman çalmaz belki ama
çok keman çalınsın balolarında
diye yapılmış
gri sisli binalar… Read the rest of this entry

Kategori : Kategorilenmemiş Etiket :

Yeniden Eskişehir…

Yazar: İbrahim Dağlı 6 Ekim, 2008 (13) Yorum

Selam gençlik, bayadır birşeyler yazmamıştım. Bayramda nete giremedim, bilin bakalım neden ? Tatili fırsat bilip bi İzmir yapayım dedim. Tüm zamanımı ailemle ve arkadaşlarımla geçirdim. Tamamen bi sosyallik abidesi oldum yani. Ara sıra sanal ortamdan uzaklaşmak iyi oluyor :) Tabi reelde harcayıp da bitirdiğiniz parayı kazanmak için koşa koşa sadık yarinize dönmek de bi hoş :p İzmir’de 2 gün kaldıktan sonra, ailecek bi Bodrum yapalım dedik. Tecrübeli, usta, süper ötesi şöförümüz, İbod ilk defa uzun yolda araba kullandı (İzmir-Çeşme arasını uzun saymıyorum :p). Bodrum gayet güzel ve sakindi. Hava serinlemiş ama :o Bodruma yakışmıyor yani :D Perşembe gecesi İzmir’e dönüp hemen bir Zone.Org İzmir Buluşması düzenledik. Bizim buluşmalar pek Zone.org buluşması olmuyor aslında, foruma konu açıp “kimler gelecek?” diye sormuyoruz bile. Daimi 4-5 üyemiz ile estikçe buluşuyoruz. Eskişehir’de aradığım şeylerden biri de bu :( Bu sefer Neo ile Okan abi gelemedi. Okan abi’yi bekledik ama gelmedi. Sonradan öğrendik ki doğum günüymüş o gün. Buradan tekrar kutluyorum doğum gününü. 1 kare fotoğraf çektim onu da ekleyivereyim.Soldan başlıyorum; Mehmet’in kuzeni Mustafa, Onur ve Mehmet. Beni görmeye alışkınsınız zaten diye fotoğrafta yeralmadım :p Mekan her zamanki mekan yine. Zone.Org lokali oldu çıktı orası da xD

Neyse, Eskişehir’e gelelim. Cumartesi sabahı geldim buraya, eşyaları taşırken öldüm bittim. 1 adet askeri hurç, 1 adet en büyüğünden bavul, 1 adet koli, laptop falan filan… Bayağı yüklü geldim yani. Sonrasında tüm gün evi adam etmeye uğraştım. Yerleri sil, camları sil bilmem ne… Perdeleri taktım, kilimleri serdim, kıyafetlerimi hala yerleştiremedim. Yeter lan :D Ev kadını gibi çalışıyorum yemin ederim ya. Ama güzel lan tek başına yaşamak. Bugün pazara gittim, domatestir salatalıktır alış veriş yaptım. Harbi ucuzmuş pazar :D Doğalgazı bağlattıktan sonra, her hafta 5liralık alışveriş yapsam beni 1 hafta götürür o otlar falan :D Sıra en can alıcı noktaya geldi; az önce evde ızgara tavuk yaptım :| “Wooowww!!!” dediğinizi duyar gibiyim, zira ben de dedim :D Tost makinesinde pişmesi biraz uzun sürüyor ama gayet lezzetliydi. Lezzetinin sırrı, babamdan aldığım sos tarifinde tabi. Ama bu sırrı burada paylaşmayacağım, sıradan bi tavuk değildi bilin yeter :p Hayatımı düzene sokma çabalarımı yakından takip edin ki, ÖSS’ye hazırlanan arkadaşlar ilerde başlarına neler geleceğinin bilincinde olsun :D Bugün evimde ilk “sağlıklı beslenme” belirtilerini göstermeye başladım. Yoğurt, salata, tavuk, çorba (1 bardaklıklar var ya hani, onlardan işte :D).

Bu resim tamamen bu blogu takip eden ÖSS öğrencilerini gaza getirmek maksatlı yayınlanmaktadır :D Laptopla ekmeğin bütünleşmesi hakikaten ilgi çekici değil mi :p

Bu seferlik yeter bu kadar, dışarı çıkacağım arkadaşlarla. Bi arkadaş, Ares’te sahne alacak da (H)

Kategori : Kişisel Etiket :

herşey tıkırında

Yazar: İbrahim Dağlı 24 Eylül, 2008 (7) Yorum

dün gece priapostan aldığım bi script işini halletmeye yoğunlaştığımdan sabaha karşı 5.30 sularında yattım. saati kurdum 8e, 8de çaldı doğal olarak. baktım gözler açılmıyo “s*kerim” dedim, uyudum. kalktığımda saat öğlen 3tü :)

bi tost, çay yaptım. sonra bi de sigara çaktım. miss :) sonrasında bi bayan arkadaşla buluştum :p batak oynadık. ardından sınıftan arkadaşlarla buluştuk falan. bünyeye alkol girmediğinden iyi olmadığından biraz alkol aldık :D falan filan, saat 11de eve girdim işte. kafa ayılsın diye bi çay yaptım. buraya kadar herşey tıkırında da, 2 gün sonra aç kalacam para yetmeyecek umrumda değil. ne çelişkidir bu anlamadım.

Kategori : Kişisel Etiket :