Kişisel
Mission Completed!
Uzun zamandır ertelediğim işlerin başında geliyordu çamaşır yıkamak. Özellikle elle yıkama kısmı çok caydırıcıydı ama bugün “korkma, yaparsın yaparsın” diye kendimi gazlayarak bir paket “ACE elle yıkama” toz deterjanı aldım. Sıcak suyu leğene doldurup kirli çamaşırlarımı bastım suya :D 3 saat kadar beklettikten sonra sıra çitileme, tekme tokat dalma, yumruklama hatta duvardan duvara fırlatma kısmındaydı. 1,5 saate yakın bir mücadeleden sonra alnımın akıyla ipe astım donlarımı. Artık hiç birşeyden korkum yok. Sıkıysa dökün kirli çamaşırlarımı ortaya :D
Arabesk günler…
Arabesk günlerin startını vermiş bulunuyorum bir kaç gündür. Gerek maddi gerek manevi bir sürü sorunla boğuşuyorum. “Maddiyatı düzeltsem” diye başlayan bir cümle kurmak bile gelmiyor içimden çünkü inancımı yitirdim. Duygusal problemler hakkında ağzımı bile açmıyorum zaten. Hayatım boyunca yaşadığım gibi çok inişli çıkışlı bir grafiğe sahibim bu konuda da. Eğitim hayatımda da bu denli istikrarlıydım(!) zaten. Ama bu ara inişler harbi sınırı geçmek üzere. Sıfırın altına mı düşecekler nereye gidecekler bilmiyorum. Hani kumarda kaybettik aşkta kazanalım bari geyiği de yapamıyorum. Çünkü aşk dediğimiz kavramda kumar olmuş. Elin büyük olacak, fişlerin çok olacak, gerekli yerde kozlarını oynayıp büyük kazanacaksın. Hani şans diyerek 2 zar attıysam da düşeş göremedim :)
Neyse, şuanki ruh halimi şöyle anlatmak istiyorum; “İlkokuldan beri bildiğimiz bir geyik gerçek olmuş sanki. Herkesin tuttuğu kendine… Elimi neye atsam…”
Ekonomik krizden k*çını asla kurtaramamış bir ülkedeki, ekonomik krizden asla kurtulamayacağını düşünen bir genç…
Blogunuzun en çok neresini seviyorsunuz?
HITMAN, 2 gün önce mimlemiş beni “Blogunuzun en çok neresini seviyorsunuz?” diyerekten. Şöyle bir düşünmek gerekirse, ibrahimd.org u çok daha fazla seviyordum ama geçmişte kaldı kendileri. Şuan için blogumun sanırsam “kâr amaçlı olmamasını” seviyorum. Kafama göre birşeyler karalıyorum, hit kaygısı olmadan, kazanç amacı olmadan. O yüzden ayrı bi seviyorum blogumu :)
Eskilerden bir yenilik…
Uzun zamandır yazmıyorum farkındayım. Yeni bi hayat kurmanın zorluklarını anlatıp da ÖSS’ye hazırlanan arkadaşları bezdirmek istemedim.
Bir kaç gündür yazacak bişeyim yoktu. Daha doğrusu bir sürü sıkıntı, mutsuzluk vs. yaşandı ama yazılacak gibi değildi. Şuan cebimdeki son param olan 10lirayı da harcamış bulunuyorum. 1,5litrelik bi kırmızı şarap (mantarlı yanlış olmasın :)) ve 1 paket sigara… Açtım en damar şarkılarımı, şarabımı yudumluyorum. İçimde garip bir huzur var…. bi yandan da yarın ne halt edeceğim korkusu var ama onu pek umursamıyorum. %47sinin AKP’ye oy verdiği bi ülkede, o çoğunluğa uyup, hiç bi önlem almadan “Allah büyük… Allah kerim” diyorum, her işimi Allah’a bırakıyorum.
Neyse, hazettiğim konular değil bunlar. Eskilerden bi yenilik yakaladım, onu yaşıyorum bu aralar. Eskiler bilir… Onlar ayrıdır, bi başkadır…
“bişey anladıysanız arap olayım”
Yeniden Eskişehir…
Selam gençlik, bayadır birşeyler yazmamıştım. Bayramda nete giremedim, bilin bakalım neden ? Tatili fırsat bilip bi İzmir yapayım dedim. Tüm zamanımı ailemle ve arkadaşlarımla geçirdim. Tamamen bi sosyallik abidesi oldum yani. Ara sıra sanal ortamdan uzaklaşmak iyi oluyor :) Tabi reelde harcayıp da bitirdiğiniz parayı kazanmak için koşa koşa sadık yarinize dönmek de bi hoş :p İzmir’de 2 gün kaldıktan sonra, ailecek bi Bodrum yapalım dedik. Tecrübeli, usta, süper ötesi şöförümüz, İbod ilk defa uzun yolda araba kullandı (İzmir-Çeşme arasını uzun saymıyorum :p). Bodrum gayet güzel ve sakindi. Hava serinlemiş ama :o Bodruma yakışmıyor yani :D Perşembe gecesi İzmir’e dönüp hemen bir Zone.Org İzmir Buluşması düzenledik. Bizim buluşmalar pek Zone.org buluşması olmuyor aslında, foruma konu açıp “kimler gelecek?” diye sormuyoruz bile. Daimi 4-5 üyemiz ile estikçe buluşuyoruz. Eskişehir’de aradığım şeylerden biri de bu :( Bu sefer Neo ile Okan abi gelemedi. Okan abi’yi bekledik ama gelmedi. Sonradan öğrendik ki doğum günüymüş o gün. Buradan tekrar kutluyorum doğum gününü. 1 kare fotoğraf çektim onu da ekleyivereyim.
Soldan başlıyorum; Mehmet’in kuzeni Mustafa, Onur ve Mehmet. Beni görmeye alışkınsınız zaten diye fotoğrafta yeralmadım :p Mekan her zamanki mekan yine. Zone.Org lokali oldu çıktı orası da xD
Neyse, Eskişehir’e gelelim. Cumartesi sabahı geldim buraya, eşyaları taşırken öldüm bittim. 1 adet askeri hurç, 1 adet en büyüğünden bavul, 1 adet koli, laptop falan filan… Bayağı yüklü geldim yani. Sonrasında tüm gün evi adam etmeye uğraştım. Yerleri sil, camları sil bilmem ne… Perdeleri taktım, kilimleri serdim, kıyafetlerimi hala yerleştiremedim. Yeter lan :D Ev kadını gibi çalışıyorum yemin ederim ya. Ama güzel lan tek başına yaşamak. Bugün pazara gittim, domatestir salatalıktır alış veriş yaptım. Harbi ucuzmuş pazar :D Doğalgazı bağlattıktan sonra, her hafta 5liralık alışveriş yapsam beni 1 hafta götürür o otlar falan :D Sıra en can alıcı noktaya geldi; az önce evde ızgara tavuk yaptım :| “Wooowww!!!” dediğinizi duyar gibiyim, zira ben de dedim :D Tost makinesinde pişmesi biraz uzun sürüyor ama gayet lezzetliydi. Lezzetinin sırrı, babamdan aldığım sos tarifinde tabi. Ama bu sırrı burada paylaşmayacağım, sıradan bi tavuk değildi bilin yeter :p Hayatımı düzene sokma çabalarımı yakından takip edin ki, ÖSS’ye hazırlanan arkadaşlar ilerde başlarına neler geleceğinin bilincinde olsun :D Bugün evimde ilk “sağlıklı beslenme” belirtilerini göstermeye başladım. Yoğurt, salata, tavuk, çorba (1 bardaklıklar var ya hani, onlardan işte :D).

Bu resim tamamen bu blogu takip eden ÖSS öğrencilerini gaza getirmek maksatlı yayınlanmaktadır :D Laptopla ekmeğin bütünleşmesi hakikaten ilgi çekici değil mi :p
Bu seferlik yeter bu kadar, dışarı çıkacağım arkadaşlarla. Bi arkadaş, Ares’te sahne alacak da (H)

